loader
Sakalar-Saklar-İskitler- 05

Sakalar-Saklar-İskitler- 05

Yıllar sonra bir Burdur dönüşünde Gravgaz’a uğradım ve orayı tanıdım. Aslında Gravgaz güneyindeki tepenin adıymış. Anacak yerleşime de tepeyle beraber Gravgaz adı verilmiş..

Sakalar-Saklar-İskitler-

Sakalar-Saklar-İskitler- 05
Ali Yıldız
 
Sakalar okumalarımıza bir girizgâh olsun diye başlattığımız bellek yoklamalarının BEŞİNCİSİNDEYİZ. Merhum Servet Somuncuoğlu Tamgaların Göçü demişti.
 
Biz de ADLARIN GÖÇÜ’NÜ izleyerek Ulusal Belleğimizdeki Saka-Sak-İskit-Peçenek yadigârını bulmaya çalışıyoruz.
 
Atatürk Türkiye Cumhuriyetinin inşasında Türk temasının ve türevlerinin, eklerinin, köklerinin araştırmalarını yaparak, kaynakları taratmış ve eline geçen malzemeyi toplum inşasında değerlendirmiştir.
 
Bunun en açık örneği Türklerin Soy Adlarıdır.
 
Türk tarih ve Dil tezlerini ortaya koydukça; karşısına çıkan kendi özgün araştırma ve bilgisi olmayıp batılı bilim adamı ve araştırmacıların kopyacısı Batı kafalılardan ve Osmanlıdan öte bir tarih bilgisi olmayan Padişah şakşakçısı Arap kafalılardan da oldukça sert tepkiler almıştı.
 
Ama o tıpkı İstiklal Harbine karar verdiği gibi, bu konuda da kimseye aldırmadan bildiğinden şaşmadan yürüdü.
 
Bu konuya daha sonra değineceğiz.
Şimdi yeniden bellek aramalarına devam edelim.
 
AĞLASUN BÖLGESİNDE(BURDUR) SAKALAR-PEÇENEKLER 
 
Karacaören 1 Barajında de çalışırken Bucak’ta bizim tedarikçimiz Zeki Öğdem adında hatırşinas ve yaşamayı seven bir adam vardı. Şimdi merhumdur. Gravgaz adını ondan öğrenmiştim. Gravgaz’da tatlı anıları olduğunu ballandıra ballandıra anlatırdı ama beraber gitmek kısmet olmadı. Bucak’tan Burdur’a giderken Çine ovasının sol yamacında olduğu söylenirdi. Ama hiç görmemiştim Gravgaz’ı.
 
Yıllar sonra bir Burdur dönüşünde Gravgaz’a uğradım ve orayı tanıdım. Aslında Gravgaz güneyindeki tepenin adıymış. Anacak yerleşime de tepeyle beraber Gravgaz adı verilmiş. Tepenin kuzey yamaçlarından çıkan gür bir su kaynağı, ovaya doğru yayılırken etrafı çınar ve ceviz ağaları ile yeşillendirir. Bu yurt parçası tarihi antik bir yerleşim. Cevizi meşhur olup kabuğu yumuşaktır ve içi beyazdır. Gravgaz’da su başında et ve kebap da zevkle yenir.
 
Bize anlatılanlar, Gravgaz adını Roma veya Bizans’tan kaldığı şeklinde. Zaten günümüz Türkçesine veya imlasına uymayan ne kadar ad varsa onu Roma veya Bizans’a mal etmek de kolay bir modadır.
Peki, gerçek nedir buna bakacağız.
 
Burdur eski Türk yerleşimi bakımından çok değerli bir bölge olmakla beraber, liman şehri olmaması ve ticaret yollarının egemenlik savaşlarında sık sık değişmesi yüzünden adı öne çıkmamış şehirlerdendir.
Sözünü ettiğimiz birkaç eski yerleşim ve nokta ise(Gravgaz dahil) bugünkü Burdur ili sınırları içindedir. Burdur Terkemiş veya Türkemiş Yörüklerinin şehridir. Antik çağda adı Pisidya bölgesinde Durzela, Zerzela, Zorzila gibi yazılmış bir şehir.
 
BURDUR’DAKİ GRAVGAZ SAKADIR.
Günümüzden 2500 yıl önce Kafkaslar üzerinden ve Trakya’dan inerek bütün Anadolu’yu işgal eden ve bu coğrafyada 60 yıl kadar hüküm süren Saka ve İskit Türklerinden Anadolulu tarihçi Heredot ve Hipokrat yazdıkları eserlerinde anlatmışlardır. Şimdi bu tarihi detaylara girmiyoruz.
 
Hazar Denizinin batısından Anadolu’ya girmeden uzun bir zaman Kafkasları işgal ve iskân etmiş olan İskitler oradaki bazı yerlere kendi Türk dillerinde adlar vermişlerdir. Bunlara örnek olarak Temerinda, Karım Paluk, Gravgasus verilebilir. İskitler Kafkaslardaki Gravgasus dağına Gravgasim demişlerdir.
 
Anadolu’yu boydan boya geçen ve 60 yıl hüküm süren Saka-İskitler Burdur bölgesinde de yaşamışlar, Türklerin ad taşıma, AD GÖÇÜRME geleneğine uygun olarak yaşadıkları yere kendi dillerinde adlar vermişlerdir. Buna en yakın örnek yukarıda sözünü ettiğimiz Burdur-Çine ovasının batı yakasındaki Gravgaz dağı ve eteğindeki Gravgaz köyüdür. Bu köy halkıyla ve adıyla bir Saka-İskit köyüdür.
 
Sadece bu mudur?
Akdes Nimet Kurat Peçenekler isimli eşsiz eserinde İskitlerin Peçenekler ile aynı (Türk)olduğunu bütün eser boyunca ve Bizans-Arap kaynaklarına dayanarak anlatmaktadır.
Bu anlatım ışığında Burdur’da günümüzde mevcut olan Peçenek Beli’nden söz edeceğiz.
 
PEÇENEK BELİ ve PEÇENEK SARNICI.
Bucak’tan sonra Seydi Köy sınırlarının bittiği Çeltikçi ovasındaki kavşakta sağa ayrılan bir okla Ağlasun 26 km yazar. Buradan 20 km kadar tırmanınca Peçenek Beli’ne gelinir. Peçenek Beli 1141 rakımdadır. Güneyinde Çeltikçi ve Onaç Ovaları, Kuzeyinde Öteyüz Ovası vardır. Her iki ova da gölcükler ve su kaynakları ile doludur. Peçenek Beli aşılınca Kibrit köyüne gelinir Orada iki tane tuğla fabrikası yolun solunda faaliyet göstermekte ve Ağlasun halkına iş ocağı görevini yapmaktadır.
 
PEÇENEK BELİ ESKİ GÖÇ YOLU GÜZERGÂHINDADIR.
Bucak, Çeltikçi, Alvarlı, Sülemiş Yörükleri ve Peçenek Yörükleri Hıdrellezde, bu Peçenek Belinin Çeltikçi yüzüne (güney taraf)bakan boğazda göç yolu üzerindeki Peçenek Sarnıcında birleşerek kurbanlar keserler, ŞÜKÜR İBADETİ YAPAR, hayır yemekleri verirler ve mevlit okuturlar. Hıdırellez, Sülemiş, Peçenek ve Sarnıç beni eski hayallere götürüyor.
 
İskit dilinden pek fazla bir materyal olmadığı söylenmektedir. Oysa İskitler Türkçe konuşuyorlardı. Bunu Bizanslı ve batılı tarihçiler yazıyor.
 
ŞİMDİ ASIL BOMBA
Peçenek Beli’nde ben resimler çekmiştim ama arşivi karıştırmadan bulamayacağım onu sonra yaparız. Ancak bu beli aşarken resim çektiren dostumuz TRT Antalya Radyosu Müdürü Sn. Mustafa Cansız da bizim yerimizi tutar. Buraya onun resmini koydum. Önemli olan Peçenek Beli’nin işaretlemesiydi.
 
Çeltikçi kavşağında Ağlasun 26 km yazar demiştik.
 
Peki, Ağlasun nedir?
 
AĞLASUN, SAGALASOS-SAKALASOS SAKA’DIR.
Ağlasun eski adı Sagalasos. Saga Saka benzeşmesi benim kafamı karıştırsa da Ağlasunluların Kıpçak mavisi gözleri, sarışın fizikleri, onların yüzlerce yıl DNA’larını korumuş olmaları bilgisi, onları ve beni Kıpçak bozkırların Sakalarına götürmektedir. Sagalasos Sakadır. 
 
Bu bir iddiadır.
Birçok tarihçi ve arkeoloğu da kızdıracaktır yazdıklarım. Ama teşbihte hata olmasın Atatürk de böyle yapmış ve haklı çıkmıştı.
Bitti mi? Bitmedi..
 
Saka yerleşimi Sakalasos’tan Isparta’ya doğru yol alınca eski kamyoncuların deve bağırtan Köroğlu geçidine varırsınız. Rakım 950 metredir.
 
SAĞ AŞIK-SAK AŞIK ISPARTA
 
Sonra iniş aşağı sallanır Isparta çayına ulaşır, yeniden yamaçlara tırmanırsınız. Sağda solda birkaç taş oda eski mezar ev veya konut kalıntısı geçildikten sonra yokuşun başında Sağ Aşık Türbesine varırsınız. Yolun sağında küçük bir çeşmeden maden suyu akar ve bilenler orada durup şişelerini damacalarını o sudan doldururlar. Su ve Saka yeniden aklıma geldi. Şifalı su ile hastaları sağaltan bu derviş, bu Işık Adam yolun solunda ulu piynar (pırnar) ve meşe ağaçlarının altında bir türbede yatar. Bu bir ışık adam yani KAM'DIR.
 
Sağ ve Sak aynıdır. Sağlık ifade ettiği kadar uyanık, tetikte olmayı da ansıtır. Hem bu beli beklemekte, gelip geçene göz kulak olmakta,  uyanık durmakta hem de yolu düşen hastaları sağaltmaktadır.
İşte size  Akdeniz bölgesi Burdur ve Isparta yörelerinden Saka-İskit-Peçenek izleri.
 
Tanrıya şükür hala belleklerimizde anıları yaşıyor.
 
Yazının diğer bölümlerini aşağıdaki linklerden okuyabilirsiniz:
 

 



Gazipaşa Haberler Not:
Eğer sizde mesleki haberinizin yada tarifinizin web sitemizde yayınlanmasını istiyorsanız; "Haberini Yada Tarifini Paylaş" sayfamızdaki kriterlere uygun bir şekilde uygun içeriklerinizi bize gönderebilirsiniz. Gazipaşa Haberleri internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü şair içeriklerle ilgili telif hakları www.gazipasahaberler.com 'a aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve "kaynak gösterilse" dahi iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz ve başka bir yerde yeniden yayıma konulamaz.


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

   
 
 

Benzer Haberler