loader
A.B.D'nin Dolar Stratejisi Ve Türkiye Açısından Sonuçları...

A.B.D'nin Dolar Stratejisi Ve Türkiye Açısından Sonuçları...

Dolar arzında yaşanan sıkışma, ABD Dolarının sanki bir mal gibi değerinin yükselmesi için gerekli piyasa zeminini oluşturmuştur. Bu bağlamda Amerika Birleşik...

A.B.D'nin Dolar Stratejisi Ve Türkiye Açısından SonuçlarıA.B.D'nin Dolar Stratejisi Ve Türkiye Açısından Sonuçları
Av. Sedat Çetinkaya
 
Amerika Birleşik Devletleri’nin Dolar Üzerinden Geliştirdiği Strateji Ve Türkiye Açısından Sonuçları…
 
Kıymetli Dostlarım,
Amerika Birleşik Devletleri’nin finans piyasasına ve Merkez Bankası’na ( FED) hakim olan küresel para baronlarının, ABD üzerinden dünyaya ihraç ettikleri ve neredeyse hiçbir maliyeti bulunmayan tek şey DOLAR’dır… İşte bu küresel güçlerin ve dolaylı olarak da Amerika Birleşik Devletleri’nin zenginliğinin ve küresel hakimiyetinin temelinde de  Dolar üzerinden gelişen bu gerçeklik bulunmaktadır.
 
Amerika Birleşik Devletleri, yapmış olduğu işgallerin, devasa askeri ve istihbarat harcamalarının bedelini ( Yıllık 1 Trilyon Dolar + ), karşılıksız olarak dünya piyasasına sürdüğü Dolar ile satın almış olduğu mal ve hizmetleri kullanarak gerçekleştirdiği yatırımlarla çıkarma yolunu seçmiştir. Dünyaya narkoz verilen bu süreci takip eden dönemde ise, FED üzerinden gündeme getirilen faiz artışlarıyla, dünya piyasasına sürülen Dolar, evine geri çağrılmış ve büyük ölçüde de toplamıştır. 
 
Böylece Dolar arzında yaşanan sıkışma, ABD Dolarının sanki bir mal gibi değerinin yükselmesi için gerekli piyasa zeminini oluşturmuştur. Bu bağlamda Amerika Birleşik Devletleri, dünya para birimlerine karşı yükselen Dolar kuru neticesinde, dünyanın geri kalanına karşı kağıt üzerinde zenginleşmiş gibi görünmüş, dönemsel de olsa büyüme trendine girmiş ve Covid-19 salgınının oluşturduğu etkiler değerlendirme dışı tutulursa, istihdamı da artmıştır.
 
Bu arada Amerika Birleşik Devletleri’nin,  22 Trilyon Dolar borcunu  ve küresel para baronlarının kendilerine yeni üs olarak Çin’i seçmiş olmaları gerçeğini de dikkate alarak, Dolar’ın kendisine karşı bir silah olarak kullanılabilmesinin önünü almak istediğini söyleyebilmek de mümkündür. ABD’nin, bu ekonomik stratejisinin bir gereği olarak, birçok ülkenin ABD fonlarına yatırımını adeta zorunlu hale getirdiği ve hatta onları tehdit ettiği de algılanabilen başka bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır. 
 
Yine Amerika Birleşik Devletleri’nin, para sahiplerini bir seçime zorlayarak, “ya kendinizi ABD merkezli olarak konumlandırır ve yatırımlarınızı ABD üzerinden geliştirirsiniz ya da size yaşam hakkı tanımam” yaklaşımı üzerinden bir tehdit algoritması geliştirdiğini de görmek gerekmektedir. 
 
D.Trump’ın tüm yetersizliklerine ve dengesizliklerine rağmen yönetimini üstlendiği merkezi ABD yaklaşımı, küreselcilerin yeni dünya düzenine karşı şiddeti gittikçe artan ve adı konulmamış bir savaş yürütmektedir. Bu savaşın, ABD’nin en ücra kesimlerine kadar etki eden bir derinliğinin bulunduğu ve ABD nezdinde de tıpkı Türkiye’de olduğu gibi bir cepheleşmenin geliştiğini söyleyebilmek mümkün hale gelmiştir. Bu arada küreselcilerin, esnek teşkilat yapıları nedeniyle, satranç tahtasında ABD yönetiminden çok daha başarılı bir şekilde ve çok yönlü olarak oynadığını söyleyebilmek de mümkündür.
 
Karşılıksız olarak basılan ve değeri de az bulunan bir mal gibi artan ABD Doları, orta ve uzun vadede ABD’nin ihracat kapasitesini ve dolayısıyla üretim gücünü ortadan kaldıracak ve ABD açısından büyük bir ekonomik yıkımın oluşmasına neden olacaktır. Bu arada ABD, ucuzlayan yabancı ülke mallarına karşı da ancak ve ancak koruma duvarları ve ithalat kısıtlamaları getirerek, ekonomisini koruyabilir hale gelecektir. Bu durum ise Amerika Birleşik Devletleri’ni küçülen ve kendisine yeten bir ekonomi pozisyonuna doğru yönlendirecektir. 
 
Ancak ABD’nin gerek borcunun ve gerekse hane halkı borçluluk seviyesinin yüksek olması ise ; ihracat yapamayan, pazarlarını kaybeden, ithalat açısından devamlı zorlanan ve büyük oranda küçülmek durumunda kalacak bir ekonominin iflasına neden olacak gibi durmaktadır.
 
Ya da Amerika Birleşik Devletleri bir süre sonra gerçekleri idrak ederek, gücünün öngördüğü bir para değerini kabullenecek ya da ordusunu kullanarak, karşısındaki cepheyi yok etmeyi seçecektir ki buna fiilen imkan olmadığı da izahtan varestedir.
 
Ayrıca bir halk devrimi olmadığı müddetçe küreselcilerin, ABD nezdinde dahi kendileri üzerinde baskı kurulmasına izin verecek gibi durmadıkları da görülmektedir. Zira ABD yönetiminin küreselcilerin eline geçmesi durumunda, ABD nezdinde var olan alacaklarını yavaş yavaş tahsil ettikten, ABD’yi küresel bir güç olmaktan çıkaracak altyapıyı tesis edip kaçtıktan sonra pimi çekilmiş bombayı, ABD halkının eline tutuşturacakları açıktır. Gören gözler nezdinde şimdiden algılanabilen bu durum, bu gerçekliği algılayamayanlar açısından bomba patladığında dahi algılanabilecek gibi de durmamaktadır. Bu durum ise ( fazla izahata gerek olmaksızın) ülkemizdeki CHP zihniyeti ve yandaşlarının durumuyla da birebir örtüşmektedir. 
 
Sonuç olarak belirtmek gerekirse, ülkemizde Dolar kurunda yaşanan artışın temelinde ; ülkemizin döviz ihtiyacı, dövizin bir kazanç aracı olarak görülmesi nedeniyle dövize yapılan gereksiz yatırımlar ve spekülatif yaklaşımlı planlı operasyonlar bulunsa da asıl faktör, ABD’nin bir süredir Dolar üzerinden uyguladığı küresel stratejidir. Dolayısıyla Döviz kurundaki artışı, cehaletinden ya da bir iç siyaset malzemesi olarak kullanma yaklaşımından hareketle, hükümetin ya da ekonomi yönetiminin bir başarısızlığı olarak görmek ve ilan etmek abesle iştigalden ibarettir. 
 
Benzer bir yaklaşımla altın fiyatları da Türk ekonomisindeki bir olumsuzluktan dolayı değil, altına olan talebin dünya sathında artmasına bağlı olarak şekillenen bir yapı arzetmektedir.  Altın, önümüzdeki süreçte yeni rezerv paralarının teşekkülüne bağlı  talepler ve yaşanma ihtimali yüksek siyasi ve askeri gerilimler çerçevesinde de fiyat artışını sürdürecek gibi görünmektedir. Altın fiyatlarının artmasının, kısa vadede cari açığı arttıracak bir etkisi olsa da genel ithalat ve ihracatımız açısından ekonomiye olumsuz bir yönü de yoktur. Hatta altın üretimimizi, şuan bulunduğu 38 ton civarından yıllık 150 ton civarına yükseltebilmemiz durumunda ciddi kazançlar elde edeceğimiz de ortadadır.
 
Dolar kurundaki yükselme ya da diğer bir deyişle Türk lirasının değerinde yaşanan düşüş ise, ilk başta olumsuz bir etkiye sahip olsa da ithal ettiğimiz malların Türkiye’de üretilmesini sağlayarak ithalatımızın düşmesini temin etmek, ucuzlayan mallarımız nedeniyle de ihracat pazarlarımızın genişlemesini ve dolayısıyla üretim ve istihdamımızın artmasını sağlayarak daha fazla kazanç elde etmemizi mümkün kılmak gibi olumlu etkileri de bulunmaktadır. Bu durumun diğer bir olumlu etkisi de üretimi esas alan yabancı yatırımlar için bir cazibe merkezi haline gelmemizdir ki orta ve uzun vadede ; ekonomik geleceğimiz açısından çok büyük bir sıçramayı yapabilmek, üretim ve ihracat avantajı elde ederek zenginleşmeyi sağlayabilmek için bu etkiye ihtiyacımız bulunmaktadır.
 
Böylece Türkiye ; kaliteli üretim yapan, Çin’den daha yüksek fiyatla mal satabileceği pazar ve alıcıları rahatlıkla bulabilen, lojistik avantaja, yetişmiş ve yeterli iş gücüne sahip, güvenilir bir ülke olarak varlık kazanabilme imkanı bulacaktır. Bu konumu elde etmemesi için özellikle Sayın Erdoğan üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıları da teker teker yıkacaktır. 
 
Bugün olumsuz gibi görünen bazı gelişmelerin dönemsel olduğunu ve ileride olumlu sonuçlara neden olacağını ancak ileriye bakıp, geleceği analiz edebilenler anlayabilir.Herkesin bu bilinç seviyesine ulaşması dileğimle…  
 
Antalya Gazipaşa Haberler Olarak Tavsiye Linklerimiz;
Bu Linkleri Tıklayarak Gazipaşa Restoranları ve Gazipaşada Âdet Ve Gelenekler Haberlerimizi'de İnceleyebilirsiniz…

 



Gazipaşa Haberler Not:
Eğer sizde mesleki haberinizin yada tarifinizin web sitemizde yayınlanmasını istiyorsanız; "Haberini Yada Tarifini Paylaş" sayfamızdaki kriterlere uygun bir şekilde uygun içeriklerinizi bize gönderebilirsiniz. Gazipaşa Haberleri internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü şair içeriklerle ilgili telif hakları www.gazipasahaberler.com 'a aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve "kaynak gösterilse" dahi iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz ve başka bir yerde yeniden yayıma konulamaz.


  • Facebook'ta paylaş

Bu Habere Yorum Yap

Benzer Haberler