loader

Kemal Kılıçdaroğlu Ve Maceraları...

Av. Sedat ÇETİNKAYA
Yazar:Av. Sedat ÇETİNKAYA
Bu yazı

Kemal Kılıçdaroğlu Ve Maceraları
 
FETÖ’nün, ABD çıkarlarına uygun olarak hareket etmeyen Sayın Deniz Baykal’a yönelik olarak gerçekleştirdiği kaset operasyonu neticesinde CHP’nin başına bela edilen, sutre gerisinden sinsice mücadele etmekten hoşlanan, kendisine verilen sufleleri saf ayağına yatarak ısrarla ve papağan gibi söylemekten ve hayal dünyasında yaşayıp koltuk rüyası görmekten başka bir siyasi kapasitesi bulunmayan, yabancı güç merkezlerinin kullanışlı kadim dostu, HDP- CHP ittifakının mimarı, gezi kalkışmasının gizli kahramanı, Türkiye’de ortaya çıkan her fitnenin müsebbibi diyemesem de baş destekçisi, başkan adayı olmaya cesareti dahi olmadığı halde Türkiye’yi yönetmeye kalkacak kadar zavallı, bir bacımızın çocuğu için “ÖCÜ” olarak göreceği düzeyde halktan kopmuş ve sokağa çıkıp güvenle yürümeyecek kadar da nefret toplamış ve hülasa etrafına topladığı güruhtan “ne menem bir şey olduğu” arife tarif gerektirmeyecek kadar açık olan  KEMAL KILIÇDAROĞLU şimdi de ; 
 
"Sözüm söz, Kanun Hükmünde Kararname ile görevden alınan, işine son verilen herkesi görevine iade edeceğim" diyerek FETÖ’ye kucak açtığını bir kez daha davul hatta yanında da zurnayla ilan etmiş bulunmaktadır… 
Aslında bu söylemiyle, FETÖ’nün arkasındaki güç olan ABD yönetiminin ve gizli servisinin çıkarlarına amade olduğunu ve bunu gerçekleştirmek için çalıştığını ifade ederek, efendileri nezdinde kendi konumunu güçlendirmeye çalıştığı gibi dikkatleri kendisinden uzaklaştırmak için her fırsatta dillendirdiği FETÖ’nün siyasi ayağının gerçekte kim olduğunu da şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde ortaya koymaktadır. Zira Cumhur İttifakı cephesinde, FETÖ ile iltisaklı olduğu için Kanun Hükmünde Kararnamelerle görevlerinden alınanları, görevine iadesini savunun hiçbir yetkili bulunmamaktadır. 
 
Kılıçdaroğlu için FETÖ’nün, Türk Milleti ve  Türkiye Cumhuriyeti Devleti için oluşturduğu tehlikenin ve ortaya koyduğu eylemlerin hiçbir önemi yoktur. Çünkü onun, Türkiye ve Türkiye’nin geleceği diye bir derdi de yoktur. Onun amacı, Türkiye’nin gelişmesini engellemek ve Türkiye’nin savunmasız bir şekilde küresel güçlerin kucağına düşmesini sağlamaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için ise karşısında aşılmaz bir dağ gibi duran ve kendinde oluşturduğu korkudan karşısında süklüm püklüm olduğu ve kaçacak delik aradığı Sayın ERDOĞAN’ı ; ayak oyunları, algı operasyonları, ekonomik saldırılar, gerçek dışı beyanlar ile yıkmak için kıvranmaktadır.
 
Güya ana muhalefet partisi lideri olan bu şahsın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Türk Milleti’nin çıkarı için ortaya koyduğu hiçbir fikir ve proje bulunmamaktadır. Ayrıca her olumlu işe, fikre ve projeye köstek olmayı atlamamak gibi de bir huyu bulunmaktadır. Türk Ordusu, Suriye’de- Irak’da – Katar’da- Libya’da- Afganistan’da- Kıbrıs’da- Doğu Akdeniz’de  mücadele içindeyken ortaya koyduğu fitneleri saymak, acil ihtiyacımız olan S-400 alımı konusunda avanesiyle birlikte ortaya koyduğu tavrı unutmak mümkün değildir. 
 
Ancak biz alımına karşı olsak ve hiçbir ihtiyacımız olmasa  da örneğin bize F 35’i neden vermiyorsunuz diye ABD’ye söylediği tek bir cümle dahi bulunmamaktadır.Çünkü efendilerini suçlayabilmeleri ya da taktik icabı değilse karşısında konumlanabilmeleri mümkün değildir. 
 
Bu şahsın, Türk ekonomisinin bozulması için küresel güçlerle birlikte Gezi isyanından bu tarafa ortaya koyduğu olumsuz tavrı ifade etmeye ise kafi gelecek kelime dahi yoktur. Bu şahsın her ortaya attığı söylem, küresel güçlerce yürütülen daha büyük bir stratejinin Türkiye ayağını tesis etmek üzere geliştirilmiş bir algı yönetiminden başka bir anlam ifade etmemektedir. Zaten sözde hesap uzmanı olan birisinin, hükümete borç para bile verme imkanı bulunmayan ve bilançosu devamlı bir biçimde açıklanan merkez bankasının özerk konumu karşısında, 128 milyar Dolar nerede diye sorabilmesini izah etmek de ancak bu gerçeklik dahilinde mümkün olabilmektedir. 
 
Aslında Kılıçdaroğlu oluşturmaya ve binbir çeşit fitne ile ayakta tutmaya çalıştığı çalıştığı zillet ittifakı ile  ; Türkiye’yi sınırları içine sıkıştırmış ve iç mücadelelerle hipnotize etmiş bir Pkk’yı istediğini, Ermeni iddiaları üzerinden Türkiye’yi ABD’nin güdümüne sokmak istediğini, Yunanistan ile Türkiye arasında ve Türkiye’nin Yunanistan’ı ezemeyeceği bir askeri güç dengesi istediğini, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin kapı kulu olarak kalmasını arzuladığını, 
 
Türkiye’nin kendi göbeğini kendisinin kesmesini sağlayacak bir silah sanayine ulaşmasını istemediğini, Türkiye’nin tıpkı geçmişte olduğu gibi hava savunmasından yoksun olmasını arzuladığını, Türkiye’nin IMF’nin kontrolüne verilen ve büyümeye başladığında budanacak, ölmeye yüz tuttuğunda da sulanacak bir ekonomik perspektife sahip olması gerektiğini, devletin her zaman efendilerine borçlu olmasının garanti altına alınması zaruretinin bulunduğunu, Türkiye’nin yönetim sıkıntısından çıkmasını sağlamış Başkanlık sisteminden , siyasi çalkantılarla boğuşan ve batının sömürgesi konumundaki bir ülkeye dönüşmesini sağlamak için Parlamenter sisteme geri dönüşü hedeflediğini, Türkiye’nin tüm küresel iddialarından , Türk Devletler Birliği’ni oluşturma stratejisinden ve küresel ticaretten pay kapma çabasından vazgeçip kabuğuna çekilme politikasına dönmesini hayal ettiğini vb. ORTAYA KOYMUŞ BULUNMAKTADIR. 
 
Aslında Kılıçdaroğlu, tıpkı İnönü Dönemi CHP’sinin zihniyetini yansıtmakta ve tabi olduğu küresel güçler de tam da bu dönemin Türkiye’sini istemektedir. DÜŞENSENİZE ;  “başkan ve birkaç arkadaşı asılmış- ordu yönetime el koymuş -müslümanlar zapturapt altına alınmış- ülkemizin dış dünya ile irtibatı kesilmiş - Türk halkı karne ile idareye tabi tutulmuş - ordu ABD’ye teslim edilmiş, MMU- Hürjet – Atak Helikopteri gibi ne kadar silahımız ve üretim projemiz varsa hepsi gömülmüş- MİT, İsrail’in ve CIA’nın irtibatına açılmış - teşkilat içinde ofisleri oluşturulmuş – Devlet kadroları dönmeler ve hainler ( gerisini size bırakıyorum )  ile doldurulmuş – Kıbrıs kaderine terk edilmiş- Pkk bayram yapmış- 
 
Türk askeri Irak ve Suriye dahil heryerden çıkmış- ülke İsrail marşı olan “Türkiyem” şarkısı ya da İsveç türküsü olan “Dağ başını Duman almış ( Gençlik Marşı )” ile çınlamış, dünyada bize güvenen devletler yüzüstü bırakılmış, kendini yönetecek başarıyı sergileyemeyen Müslümanların karılarının kızlarının başörtüsüne el atılmış, sakallı dedelere bile sakalları kestirilmiş- sarıklı cübbeli kardeşler kim vurduya getirilmiş- camiler ikinci bir emre kadar kapatılmış, İmam Hatip Liseleri lağvedilmiş, bira resmi içecek ilan edilmiş, her mahalleye Kılıçdaroğlu’nun heykelleri dikilmiş, devlet daireleri II.Kemal’in resimleriyle doldurulmuş, analar Kılıçdaroğlu adına ninniler söyler, ABD’nin vur dediği vurulur, öl dediği yerde ölünür olmuş vs” …
 
EY GEÇMİŞİ ŞANLI ZAFERLER VE BÜYÜK MÜCADELELERLE DOLU OLAN MÜSLÜMAN TÜRK MİLLETİ’NİN EVLATLARI !  biraz daha gevşek davranacak, ne yaptığınızı bilmeyecek olursanız ; vatan- millet- namus- bayrak- ülke- devlet – din- iman diye sahip çıktığınızı ifade ettiğiniz herşeyi kaybettiğinizi görmeniz mümkün bulunmaktadır. Şeytan ve avanesini teşkil eden küreselci paganlar, dört gözle düşmemizi beklemektedir. Sahip olduğumuz gücü kaybedecek olursak, büyük bedeller ödeyeceğimiz mutlaktır. İyiki Allah c.c. hazretleri , sonsuz bir gayretle mücadele eden başkanımız ve hak rızası dışında bir beklentisi olmayan , canı pahasına mücadele eden isimsiz kardeşlerimiz var da her şey birilerinin istediği gibi gerçekleşmemektedir.
 
Ancak bu kimseye hesap sorulmayacağı anlamına da gelmemektedir. Aslına bakacak olursanız karşı karşıya olduğumuz durum karşısında kimsenin gülmeye bile hakkı yoktur.  
 
Er kişiysek görevimiz neyse başaracak, zevke eğlenceye hayvanların da koştuğunu unutmayacak, bu dünyada mefkuresinden başka her varlığı unutan kahramanlar gibi yaşamayı ve düşmanlarımızın karşısında kalmayı başaracağız…



Gazipaşa Haberler Not:
Eğer sizde mesleki haberinizin yada tarifinizin web sitemizde yayınlanmasını istiyorsanız; "Haberini Yada Tarifini Paylaş" sayfamızdaki kriterlere uygun bir şekilde uygun içeriklerinizi bize gönderebilirsiniz. Gazipaşa Haberleri internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü şair içeriklerle ilgili telif hakları www.gazipasahaberler.com 'a aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve "kaynak gösterilse" dahi iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz ve başka bir yerde yeniden yayıma konulamaz.