loader

A.B.D'nin Türkiye’yi Çevreleme Stratejisinde Türkiye’nin Şah Hamleleri

Av. Sedat ÇETİNKAYA
Yazar:Av. Sedat ÇETİNKAYA
Bu yazı

Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’yi Çevreleme Stratejisi Ve Türkiye’nin Şah Hamleleri…
 
Amerika Birleşik Devletlerini yöneten güçler için ülkelerinin geleceğinin hiçbir önemi kalmamış ve aslında Amerika Birleşik Devletleri, FEDA EDİLEBİLİR BİR ÜLKE olarak tanımlanmış bulunmaktadır. Elbette bu durum, Amerika Birleşik Devletleri’ni doğrudan doğruya çöpe atacakları anlamına da gelmemektedir. 
 
Bu bağlamda belirtmek gerekir ki ABD yönetimine hakim olan güçlerin TEK MESELESİ ; 
Dünya üzerinde mutlak hakimiyetlerini tesis etmek , insanlığı köleleştirmek , İslamiyeti ve Din-i Mübin-i İslam’ın bayraktarı olan Tür Milleti’ni yok etmektir. Tüm dünya bilmelidir ki bu hedefin önündeki tek engel, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ ve MÜSLÜMAN- TÜRK MİLLETİ’dir. Yüzyıl boyunca bizi değiştirmeye ve özümüzü oluşturan değerlerden uzaklaştırmaya çalışmalarının en önemli nedeni ise, Türk Milleti’nin sahip olduğu kudret ve cihan hakimiyetine ulaşma noktasında genetik kodlarına yerleşmiş olan Kızıl Elma ufkudur… 
 
İşte bu yüzden, “HER TÜRK ASKER DOĞAR ve BİR TÜRK DÜNYAYA BEDELDİR ” sözleri, tarihe altın harflerle yazılmıştır…
 
Amerika Birleşik Devletleri’ni yöneten güçler, yukarıda belirtmiş olduğum hedef doğrultusunda ancak açık bir deklarasyona gitmeden çeşitli bahanelerle Ortadoğu’ya girmişler ve bu bölgeyi, oluşturmuş oldukları vesayet odaklarıyla dizayn etme çalışmasına yönelmişlerdir. Bu konuyla ilgili olarak gündeme taşınabilecek enerji kaynaklarına sahip olmak gibi diğer tüm gerekçeler ise gerçek amacı gölgeleyen hususlar olarak dizayn edilmiş bulunulmaktadır. 
 
Amerika Birleşik Devletleri, eninde sonunda “Irak- Suriye hattında” Türkiye ile askeri açıdan karşı karşıya geleceğini bilmektedir. Türkiye’deki yönetimi değiştirmek ilk hedefleridir ancak bunun mümkün olmaması durumunda, askeri bir karşılaşma kaçınılmaz bir gerçeklik olarak belirmektedir. İşte bölgede şuan yaşananların tamamı, bu karşılaşma ihtimaline binaen yapılan faaliyetlerden ibarettir. Zaten Türkiye’nin bölgedeki askeri faaliyetleri nedeniyle planları ciddi biçimde zedelenmiş ve gecikmeye uğramıştır. Bu nedenle aceleci ve panik içeren tavırları da dikkat çekmektedir.
 
Elbetteki Amerika Birleşik Devletleri, SAVAŞ SANATININ TARİHİNİ YAZMIŞ TÜRK MİLLETİNİN KURDUĞU BİR DEVLETİN KARŞISINA  ; “Buna er meydanı derler, Bunda söz olmaz yandım aman aman” diyerek çıkmayacaktır. Amerika Birleşik Devletleri’nin faaliyetleri incelendiğinde görülebileceği üzere MUHTEMEL SAVAŞ SAHASININ SINIRLARINI ÇİZDİĞİ ve STRATEJİK HAMLELERİN ALTYAPISINI OLUŞTURMAYA ÇALIŞTIĞI görülebilmektedir. 
 
Bu doğrultuda ; Mısır- Libya – Girit – Yunanistan- Bulgaristan- Romanya – Moldova ve Ukrayna hattı ile Gürcistan- Ermenistan- İran- Irak ve Suriye hattının, bölgeyi ve Türkiye’yi çevrelemeye yönelik ana güzergahlar olarak hazırlanmaya çalışıldığını söyleyebilmek mümkündür. Bu strateji ise önümüzdeki dönemde ; Bulgaristan- Moldova ve Gürcistan açısından, CIA’nın etkin olduğu karışıklıkların ortaya çıkması ihtimalini güçlendirdiği gibi bu çevreleme hattındaki ülkelerle Türkiye’nin ilişkilerinin bozulmaya çalışılacağı gerçeğini de ortaya koymaktadır.
 
Bu noktada iki ülkenin varlığına özellikle dikkat çektiğimi de belirtmek isterim. Bunlardan birisi YUNANİSTAN, diğeri ise İRAN’dır. Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan’ın Türkiye korkusundan ve hayalperest politikasından yararlanarak, bu ülkeyi adeta paravanı ve merkez üssü gibi kullanmaya başladığı gibi Türkiye ile Irak- Suriye hattında yaşayacağı bir savaşta, Yunanistan’ı Türkiye’yi arkadan hançerleyecek bir tehdit unsuru olarak kullanmayı planladığı da açıkça görülmektedir. 
 
Benzer bir durum İran açısından da söylenebilir durumdadır. Amerika Birleşik Devletleri’ne ve İsrail’e düşman gibi görünen ancak gerçekte müttefik olan İran, hem Türkiye hem de Ortadoğu’nun tamamı açısından bir tehdit olarak öne sürülmekte ve Ortadoğu Devletleri’ni, ABD’NİN KUCAĞINA ATMAK İÇİN BASKI UNSURU OLARAK KULLANILMAKTADIR. ABD, Türkiye’yi Yunanistan ile engelleyememesi durumunda “Türkiye // Azerbaycan// Türkmenistan // Pakistan” ve İran ilişkilerini gererek hatta İran’ı feda ederek bir engelleme yapmanın da planlarını yapmaktadır...
 
Bu arada hazırlıklar noktasında gerekli zamanı kazanmak için Türkiye ile Ortadoğu arasına CIA güdümünde bir terör devletçiği yerleştirmek de planın diğer bir unsuru olarak göze çarpmaktadır. Yine ABD ile İsrail arasında bir karşıtlık varmış izlenimi oluşturmanın da bu amaç doğrultusunda izlenen bir taktik olarak göze çarptığını belirtmek isterim. 
Ayrıca dikkat çeken bir unsur da Yunanistan’ın Türkiye’yi tahrik etmeye yönlendirilmekte olduğu hususudur. 
 
Böylece ABD, Yunanistan üzerinden Avrupa ülkelerini de Türkiye ile olan mücadelesinde yanına çekmeye çalışmaktadır. Yunanistan da Türkiye ile ABD’nin hemen devreye gireceği sınırlı bir çatışmayı arzulamakta ve bu çatışmadan tezlerini güçlendirecek bir desteğe ulaşmayı hedeflemektedir.
 
Bu noktada sorulması gereken soru, adım adım yaklaşan BU GERÇEKLİK KARŞISINDA TÜRKİYE NE YAPMALIDIR şeklinde ortaya çıkmaktadır. Belirtmek isterim ki yapmamız gereken en önemli şey, birliğimizi muhafaza etmek ve yönetime olan desteğimizi, hiçbir zafiyete uğratmaksızın devam ettirmek olmalıdır. Bu ülkede zillet partilerinin yönetime gelmeyi başarması demek, Türkiye’nin altından kalkması kolay olmayan bir baskıyı ve yenilgiyi baştan kabullenmesi ve insanlığın umudunun da ortadan kalkması demektir.  
 
Yapmamız gereken diğer şeylerin ise kabaca ; 
 
• TAHRİKLERE KAPILMADAN, askeri hazırlıklarımıza mümkün olduğunca hız vermek, 
• Güney cephesinin ana hatlarını ve askeri yerleşimini şimdiden oluşturmak, 
• Kıbrıs’ı , bir saldırı üssü haline getirmek, 
• Libya’yı, ABD ve yandaşlarına kaptırmamak için gerekli tedbirleri almak, 
• Arnavutluk başta olmak üzere tüm Balkanları ABD karşıtlığı üzerine örgütlendirirken, Yunanistan’ı arkadan kuşatacak askeri faaliyetlere ve ittifaklara hız vermek,
• Bulgaristan – Ukrayna ve Gürcistan ile ilişkilerimizin bozulmasına ve bu devletlerin ABD hegemonyası altına girmesine izin vermemek, 
• Güney Azerbaycan’ın bağımsızlık hareketini destekleyecek kol faaliyetlerini genişleterek, ABD’nin İran hamlesini boşa çıkaracak şekilde ters etki oluşturmak, 
• Türkmenistan- Afganistan ve Pakistan ile ilişkileri, bir askeri ittifak oluşturacak şekilde geliştirerek, ABD’yi arkadan ve yeni bir cepheden tehdit eder hale gelmek,
• İngiltere’yi ABD politikalarına destek vermekten uzak tutmak, 
• Mısır’daki yönetimin değişmesi için çalışmalar yapmak,
• Suudi Arabistan rejimi ile ABD arasındaki ilişkilerin bozulması için stratejik çalışmalar yapmak,
• BAE rejimini çökertecek gizli saldırılar tertiplemek,
• Suriye ve Irak hattında stratejik noktaları ele geçirmek,
• Kuveyt- Katar- Umman – Yemen- Somali- Sudan- Etiyopya hattındaki ilişkilerimizi ve faaliyetlerimizi geliştirmek şeklinde BELİRLENEBİLMESİ MÜMKÜNDÜR.
 
Bu arada Rusya ile ilişkilerimizi geliştirirken, Rusya’yı meselelere dahil etmek suretiyle etkinlik kazanıp yayılmasını engellemek durumunda olduğumuzu ve Rusya’nın Avrupa’yı hedef almasını sağlayacak politikaları desteklememiz gerektiğini de unutmamalıyız.
 
Her insan gibi her devlet ve millet de bir seçim yapar ve seçtiklerinin bedelini de öder.
 
Türk Milleti, Bozkurt hüviyetinde yaşamayı seçmiş bir millettir. Mekanın da gerçek sahibidir. İhanetler neticesinde aldığı yaraları iyileşmiş, kuvveti yerine gelmiştir. 
 
Bu dem ; kimin Bozkurt, kimin kurtçuk olduğunun belli olacağı demdir…
Geçmişte olduğu gibi ; Bu dünyada bir biz varız, bir de küffar…



Gazipaşa Haberler Not:
Eğer sizde mesleki haberinizin yada tarifinizin web sitemizde yayınlanmasını istiyorsanız; "Haberini Yada Tarifini Paylaş" sayfamızdaki kriterlere uygun bir şekilde uygun içeriklerinizi bize gönderebilirsiniz. Gazipaşa Haberleri internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü şair içeriklerle ilgili telif hakları www.gazipasahaberler.com 'a aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve "kaynak gösterilse" dahi iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz ve başka bir yerde yeniden yayıma konulamaz.